İKİ YAŞAR

İKİ YAŞAR Meşeli Güne derlerdi oraya. Koca bir dağın göğsüne yaslanmış geniş ve dik bir yamaçtı. Meşe tırıkları ile yani hayvanlara kışın yedirmek için kesilip budana budana öksüz oğlanlar gibi körezleşmiş, çalılaşmış meşelerle örtülüydü. Sağından solundan küçük, kabuğu sert ve içi zor çıkartılır çıtırık cevizler gibi çıtırık ve çağlayanlı dereler akardı. Yamacın orta bir yerinde Read More

CENNET KIZIN YARIM KALMIŞ ÖYKÜSÜ

CENNET KIZIN YARIM KALMIŞ ÖYKÜSÜ Kurular’ın Ceceli’nin ve kardeşi olan Yoğun Kadir’in damlarının üzerinde, kış günleri her yer karla örtülü ya da çamur olduğu için oynayacak kuru yer bulamayan biz çocuklar oyun oynardık, yaramazlıklar yapardık. Yaşlılar da Titrek Durdu’nun duvarının duluğunda güneşlenir, lâflarlar ve dokuz taş oynarlardı. Kurular’ın Ceceli yaşlı ve ince ivez sesli bir Read More

AHLAK TANIMI

AHLAK TANIMI Yetkililer sürekli “Biz hiç bir yolsuzluğun üzerini örtmeyiz” diyorlar. Bu doğru olabilir. Ancak bir sorun var. Bu yetkililerin yolsuzluk tanımı başkadır. Onlar, herkesin yolsuzluk dediğine hükümet darbesi diyorlar, uluslararası komplo diyorlar, sermaye oyunu diyorlar. Çok şey diyorlar ama yolsuzluk demiyorlar. Bir arkadaşım vardı, Kerküklü Dr. Mustafa. Fransa’da evlendi, bir oğlu oldu. Bir gün Read More

ELİM HİÇ ISINMAZ

ELİM HİÇ ISINMAZ Yemişen değneğimi, yemişen çeliğimi yanıma aldım ve her zamanki oynadığımız yere gittim. Arkadaşlar da geldiler, toplandık, eşleşerek iki gruba ayrıldık ve başlamak için çöp (kura) çektik. Uzun çöpü ben çektim. Önce bizim grup başlayacaktı. İki yuvarlak taş getirdim. Bir ilâ bir buçuk karış ara ile yan yana koydum. Bizim gruptakiler bana “Sen Read More

KAR

KAR Gün geçmiyor ki aşağıda iki örneğini vereceğim türden haberler çıkmasın gazetelerde. Çoğumuzun dikkatini bile çekmiyor. Başlığı görenlerin pek çoğu da içeriğine bile bakmadan sıradan, alışılmış, özelliksiz bir haber gibi değerlendirip atlayıp geçiyor öbür haberlere. Kendilerine tutucu, statükocu, septik vb olumsuz sıfatlar yakıştırılan bir üçüncü grup okuyucu da var ki çok şey diyor kendi kendine Read More

HELE HO

HELE HO Anam anlatırdı, üç arkadaş çiftçinin bir öküz alımını. Az arazili, yoksul komşu üç çiftçinin tarlalarını sürecek, işlerini görecek öküzleri yokmuş. Oturup konuşmuşlar ve ortak bir çift öküz almaya karar vermişler. Komşu bir köye gidip bir çift öküz almışlar ve kendi köylerine dönmek üzere yola düşmüşler. Üç ortak bir çift öküzü sürüp getirirken ortaklardan Read More

DEVLET VURDU

DEVLET VURDU Ceyhan’da bir çiftlikte tarım uygulama eğitimi almış bir kahya olarak çalışıyordu. Çiftliğin bulunduğu köyün öğretmeni ile arkadaş, yoldaş ve gönüldaş olmuşlardı. İşlerinden başka bir şeyi gözleri görmüyordu. Çiftçiyi, köylüyü, marabayı aydınlatıyorlardı. Onlara işlerinde yol yöntem öğretiyorlardı. Çıkar çevreleri harekete geçti. Bu ikiliyi komünistlikle, dinsizlikle, nifakçılıkla vb suçlarla suçladılar ve öğretmeni vurdurdular. Kendisinin de Read More

HENTİFLENMEK

HENTİFLENMEK Osmaniye’ye 1975’te görevli olarak gitmiştim. Çok tablacı vardı caddelerde sokaklarda. Sebze satarlardı, meyve satarlardı. Elleri ile arkadaki iki sapından iterek mahalle mahalle gezdirirlerdi önden iki tekelekli tablalarını, yüksek sesle sağa sola çığırarak. Onları izlerdim, üzülürdüm. Halden aldıkları üç beş kasa sebze  ve meyveden ibaretti bütün sermayeleri.  Akşam eve götürecekleri bir dilim ekmek teknesiydi bu Read More

İTYEMEZ DURMUŞ

Torun Durmuş’un aile geçmişi ile ilgili öyküsü uzundu. Bu uzun öykünün en uzun bölümlerinden birisi de babası İtyemez Durmuş için anlattıklarıydı. Durmuş’a göre, babası bedeni zayıf, beyni güçlü bir kişiydi. Dili tatlıydı. Her zaman çevresindekilere anlatacak ve dinletecek bir sözü vardı. Bilgi dağarcığı doluydu. Uzun kış geceleri bibisinin  kızı olan eşi ve bütün aile soba Read More

AYIŞIĞI

Torun Durmuş’un dedesinin, babasının adı da Durmuş’tu. Baba Durmuş, henüz yeni yetme çağında iken bir gün, Dede Durmuş’un önüne kattığı odun yüklü eşeği ile bir kaç konu komşu eşliğinde ilçeye odun satmaya gider. Odunlar satılır, eşeklerin yükleri yıkılır ve köye dönüş zamanı gelir. Ama Durmuş ortada yoktur. Herkes telaşlanır. Sağa sola bakılır, oraya buraya seğirdilir. Read More

1 2